5 görsel
Ana katalogKatalog 1
Yok
Hüve’l-Bâki Nûr-ı ismet şiar idi hayfa Gülşen-i ömrüne hazan erdi Ermeden mevsimiyle seyl-i ecel Bir iki nevres ve fidan verdi Merhûme ve mağfûru…
Belgeye dayalı katalog
Hazire Kataloğu
Mezar taşları, kitabeler, çizimler ve hasar tespitleri tek bir gezilebilir kaynakta.
Kataloğa gitBu şema ölçülü bir rölöve değildir. Çalışmada tarif edilen yönleri ve ana birimleri birlikte okumaya yardımcı olur.
Mezar taşı kataloğu
Bir taşı seçerek bütün fotoğraflarını, kitabesini ve inceleme bilgilerini açın.
76 kayıt gösteriliyor.
5 görsel
Ana katalogKatalog 1
Yok
Hüve’l-Bâki Nûr-ı ismet şiar idi hayfa Gülşen-i ömrüne hazan erdi Ermeden mevsimiyle seyl-i ecel Bir iki nevres ve fidan verdi Merhûme ve mağfûru…
4 görsel
Ana katalogKatalog 2
KatibÎ Kavuk
Hüve’l-Bâki Ey cigersûz u dil-i zâr-ı sitemkâr felek Görür etdi sitemin o ..... tâ sine dek Zâde-i hâheri ol Rüşdî Mehemmed Paşa Eyledi levh-i ze…
2 görsel
Ana katalogKatalog 2A
Yok
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
2 görsel
Ana katalogKatalog 3
Yok
Baş taşının kitabesi büyük oranda silindiği, kalan kısımları ise tahrip olduğundan dolayı okunamamıştır.
3 görsel
Ana katalogKatalog 4
İlmiye Sarığı
Hüve’l-Hallâku’l-Bâki Kudretü’s-sakin Bağdadî Üsküdar’da Âtîk Valide Sultan Camii-i şerîfi imâm-ı evveli efzâ-yı Benâm ve sûleha-yı zamandan Ispa…
3 görsel
Ana katalogKatalog 5
HamidÎ Fes
Hüve’l-bâki Zâir ihlâs ile bir Fâtiha ihsân edüb Rûhumu şâd ile hem ahvâl-i mevti eyle yâd ..........
2 görsel
Ana katalogKatalog 6
Hanım Serpuştu
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
1 görsel
Ana katalogKatalog 7
Yok
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
4 görsel
Ana katalogKatalog 8
KatıbÎ Kavuk
Nevcivânım uçtu cennet-i bağına Firakı kaldı valideynin canına Ketanîzâde Şakir Ağa’nın Oğlu merhûm Seyyid Tahîr Ağa’nın ruhuna Fatiha Sene 10 Zi…
5 görsel
Ana katalogKatalog 9
MahmudÎ Fes
9 Âh mine’l-mevt Bu Rüşdî Paşa ah Ahmed Fehîm Bey Oldu çehar sâle azmetti kurb-i hazrete …cerh-i ıyd kıldı Muharremde mezîd …dirig dehr-i Yezîd g…
4 görsel
Ana katalogKatalog 10
Yok
Kerîme Âtike Hanım Rûhuna Fâtiha Sene 1209
7 görsel
Ana katalogKatalog 11-19
Hanım Serpuştu
Hüve’l-Bâki Cenâb-ı Rüşdî Paşa’nın melekhu duhter-i pâki Hadice Zekiye Hanım ki meyli yoktu dünyaya Gül-asa gelmeden vakti hazanı buldu âh ömrü K…
4 görsel
Ana katalogKatalog 12
KatibÎ Kavuk
Kâmil İbrahim Bey kâmil-sıfat âli nijâd Zâde-i Rüşdî Efendi pâk tıynet nev-civân ...........ile girmişken henüz on yaşına Mekteb-i âlemde kıldı t…
3 görsel
Ana katalogKatalog 13
KatibÎ Kavuk
Hüve’l-Hayyü’l-Bâki Ah! Ah! Ey revnâk-efzâ server-i cism ü cân Hüsn-i âdab ile mislin görmemiş çeşm-i cihân Hıfzederken rahne-i bâd-ı sabâdan âkı…
2 görsel
Ana katalogKatalog 14
Yok
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
2 görsel
Ana katalogKatalog 15
Yok
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
4 görsel
Ana katalogKatalog 16
Yok
Hüve’l-Bâki Bir gül-i gonca iken açılmadan Soldum bâğ-ı cihânı terk İdüp cennet-i a’lâyı buldum Tersâne kâtibi Mehmed Efendi’nin Kerîmesi merhûme…
5 görsel
Ana katalogKatalog 17
KatibÎ Kavuk - Serpuş
El-Hayyü’l-Bâki Sene 1232 Ricâl-i devlet-i aliyyeden Halâ Tevki-i Dîvân-ı Humâyûn Es-Seyyid Mehmed Rüşdî Efendi’nin mahdumları Hüseyin Halid Bey …
4 görsel
Ana katalogKatalog 18
Sarık
Hüve’l-Hayyü’l-Bâki Ayn-ı dikkatle bakılsa bu fenâ gülzârına Bir saray-ı derd ü mihnetdir yeter ibret sana Akıl isen verme dîl arâyış-i dehre sak…
7 görsel
Ana katalogKatalog 19-11
Hanım Serpuştu
Hüve’l-Bâki Cenâb-ı Rüşdî Paşa’nın melekhu duhter-i pâki Hadice Zekiye Hanım ki meyli yoktu dünyaya Gül-asa gelmeden vakti hazanı buldu âh ömrü K…
4 görsel
Ana katalogKatalog 20
Şemse Motifi
Âh mine’l-mevt Dâr-ı dünyada civân iken gezdim bir zaman Nâgehan erdi ecel etdi yerim bâğ-ı cinân Fâni dünyada muradım almadım terk eyledim Valid…
7 görsel
Ana katalogKatalog 21
MahmudÎ Fes - Serpuş
Hüve’l-Bâki (?) Lûtfun ile meskenim kıl yâ Hûda bâğ-ı cinân Râzıyım emrine eyledim teslîm-i cân Nâ-murâd gittim cihândan ben bugün Vere cennetde …
3 görsel
Ana katalogKatalog 22
Kitabesi: Hüve’l-Hayyü’l-Bâki Cennet-mekân eş-Şeyh İbrâhim Efendi Hazretlerinin Câriyelerinden merhûme Ve mağfûre Hadîce Kadın’ın Rûhiçün el-Fâtiha Fî 22 S (Safer) sene 1264
Hüve’l-Hayyü’l-Bâki Cennet-mekân eş-Şeyh İbrâhim Efendi Hazretlerinin Câriyelerinden merhûme Ve mağfûre Hadîce Kadın’ın Rûhiçün el-Fâtiha Fî 22 S…
2 görsel
Ana katalogKatalog 22A
Yok
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
2 görsel
Ana katalogKatalog 23
Yok
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
3 görsel
Ana katalogKatalog 24
Yok
Hüve’l-Bâki Asîle tahîre Selîme Hanım Hasibe saliha afîfe hilkat Geçirdi ömrünü teheccüd ile O pîr-i fâniye velîyye sîret Hediye kıl mezarı üzre …
4 görsel
Ana katalogKatalog 25
Yok
İşbû merkad Kûdema-yı münîr-i pîrândan Amasya mutasarrıfı Sâbık Abdülhâlim Galib Paşa medfenidir. Müşârün ileyh pek dîl-nüvâz ve mürüvvetkâr ve ş…
3 görsel
Ana katalogKatalog 26
Taç Kavuk
Yâ Hû Şeyh Emîn kâşif-i gaybî ve şuhûd Veled-i sâdıkî ya’ni Mahmûd Kıldı terkini cihân-ı dûnun Fikredüb şiddet-i yevm-i mev’ûd İrci’ emrine fermâ…
2 görsel
Ana katalogKatalog 27
Yok
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
3 görsel
Ana katalogKatalog 28
MahmudÎ Fes - Serpuş
Hüve’l-Hakku’l-Mübîn Neseb-i tâhire-i Gül Baba’dan bir gül idi Gülşen-i Adn’e revân oldu Dervîş Nakş-ı bend Ağa Âna çıraklık idi tahtırevancıbaşı…
2 görsel
Ana katalogKatalog 28A
Yok
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
2 görsel
Ana katalogKatalog 28B
Yok
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
3 görsel
Ana katalogKatalog 29
Yok
Hüve’l-Bâki Edîbe sâdıka erbâb-ı iffet Ârife Hâtun Gidüb nâ-kâm fânîden bekâda şâdkâm olsun Gelenler nûş eder bezm-i ecelde cur’ayı nâgâh Gerek İ…
3 görsel
Ana katalogKatalog 30
Sarık
Abaza Sipâhîlerinden Olub hacc-ı şerîfe giderken Üsküdar’da Hacı Dede
4 görsel
Ana katalogKatalog 31
Sarık
Hüve’l-müste’an Enderun Ağalarından tâlib-i dîdâr olub Ya’ni Hüsampaşalı Ahmedâ ulvî civân Vuslat-ı feyz-i rızâ-yı Hâk idi maksûd anâ İstmezdi te…
3 görsel
Ana katalogKatalog 32
MahmudÎ Fes - Serpuş
Hüve’l-Bâki Enderûn-ı Hümâyûn Hâne-i Hâssadan Muhrec merhûm ve mağfûr El-muhtâc ilâ rahmetihi rabbihi El-Gafûr Hâfız Mehemmed Tayyib Efendi rûhiç…
2 görsel
Ana katalogKatalog 33
Yok
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
3 görsel
Ana katalogKatalog 34
Yok
Hüve’l-Bâki Kutb-ı âlem Şeyh İbrâhim Efendi’nin Hudâ Feyziyle kılmış cihâna dergehin dârü’l-emân Emr-i Sübhânıyla ol şeyhüş-şüyûh-ı âlemin Eyledi…
3 görsel
Ana katalogKatalog 35
Yok
Hüve’l-Bâki Şu cihâna geldim ammâ aslâ râhat bulmadım Göz açub bir dem şâd olub da gülmedim Ehl-i hüner âciz kaldı derdime dermân bulmadım Âkıbet…
3 görsel
Ana katalogKatalog 36
Yok
Hüve’l-Hallâku’l-Bâki Cenâb-ı Şeyh-i Kâmil Seyyid İbrâhim Efendi kim Gürûh-ı sâlikâna zâtın ihsân eylemiş Mevlâ Tarîkat bostânında rabbânî bülbül…
3 görsel
Ana katalogKatalog 37
Yok
Hüve’l-Hayyü’l-Bâki Kutbü’l-ârifîn Hacı Dede câriyelerinden Hâdimü’l-fukarâ Meryem Bacı rûhuna el-Fâtiha Min mâh-ı Rebîülevvel sene 1189
3 görsel
Ana katalogKatalog 38
KatibÎ Kavuk - Serpuş
Hüve’l-Hallâku’l-Bâki Melek-sûret velî-sîret nihâl-i gülşen-i irfân Açılmazdan gül-i ümîdi soldu nâ-bekâm oldu Sipehsâlâr-ı etfâl-i cinân oldu ve…
3 görsel
Ana katalogKatalog 39
Sarık - Serpuş
Hüve’l-Hayyü’l-Bâki Merhûm eş-Şeyh el-Hâc Dede Hazretlerinin Mahtûmu merhûm ve mağfûr Hüseyin Dede rûhiçün El-Fâtiha Sene 1176
3 görsel
Ana katalogKatalog 40
Sarık - Serpuş
Merhûm ve mağfûrün lehu Dervîş el-Hâc Hüseyin rûhiçün Fâtiha Sene 1186
3 görsel
Ana katalogKatalog 41
KatibÎ Kavuk - Serpuş
Gençken göçdü cihândan böyle bir hulk-ı halîm (?) Dilerim kabrin pür nûr eyleye Rabbü’l-Kerîm Ermeyüb murâdına eyledi azm-ı bekâ Da’vet etdi kend…
3 görsel
Ana katalogKatalog 42
Yok
Hüve’l-Hayyü’l-Bâki Sâbukâ Kuban Hânı merhûm Ve mağfûrün lehu Şehbâz Girây Hân’ın kerîmesi merhûme Ve mağfûrün lehâ Âyişe Hanım Rûhiçün rizâenlil…
4 görsel
Ana katalogKatalog 43
Hanım Serpuştu
Hüve’l-Bâki Bir kuş idim uçdum yuvadan Çiçek ayırdı beni anadan babadan Unutmayun beni her an hayır duâdan Şefâat dilerim ben size Bârî Hudâ’dan …
3 görsel
Ana katalogKatalog 44-44’
Taç Kavuk / Topuz Başlık
Hüve’l-Hayyü’l-Bâki Bu sabîdir yâ ilâhî ver durak Kıl şefî’ etme bize ânı ırak Yandı nâzik-ten çiçek emrâzına Vâlideynin nâra vaz’ eyler firâk He…
1 görsel
Ana katalogKatalog 45
Taç Kavuk
Hüve’l-Hayyü’l-Bâki Cân atub cennet şarâbın aldı hû / bu Diye bize Kevser’inden işrebû Beş yaşında ince saldı annesin Gûşuna çün erdi emr-i ırci’…
3 görsel
Ana katalogKatalog 46
Şahideli Bayan Serpuşu / Topuz Başlık
Ünzile Hâtun misâfir oldu dehre bir zamân Bu cihânın bildi yokdur vefâsı her zamân Terk edüb âlemde âlim iki fâzıl oğlunu Ol Veliyyüddîn Efendi b…
2 görsel
Ana katalogKatalog 47
Mermer, alçak kabartma, oyma
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
2 görsel
Ana katalogKatalog 48
Mermer, alçak kabartma, oyma
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
2 görsel
Ana katalogKatalog 49
Mermer, alçak kabartma, oyma
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
2 görsel
A grubuKatalog 01
Şahide
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
2 görsel
A grubuKatalog 02
Hanım Serpuşu
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
2 görsel
A grubuKatalog 03
Bilinmiyor
Merhume Şerîfe Mirli(?) Hanım rûhuna Fâtiha Sene 1236
2 görsel
A grubuKatalog 04
KatibÎ Kavuk - Serpuş
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
2 görsel
A grubuKatalog 05
Yok
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
2 görsel
A grubuKatalog 06
Yok
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
2 görsel
A grubuKatalog 07
Yok
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
2 görsel
A grubuKatalog 08
Şemse Motifi
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
2 görsel
A grubuKatalog 09
Yok
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
2 görsel
B grubuKatalog 01
Yok
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
3 görsel
B grubuKatalog 02
Yok
Bâkî(?) değildir çünkü dehr-i fena(?) Oku ihlâsla bir Fâtiha Nazar(?) eyle bu mevtâ kabrine ibr... .....zâika fe lillâh hay ....... .....Es-Seyyî…
2 görsel
B grubuKatalog 03
Yok
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
1 görsel
B grubuKatalog 04
Yok
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
2 görsel
B grubuKatalog 05
Yok
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
3 görsel
B grubuKatalog 06
Yok
Hüve’l-Mûiz Sübhânehu .............Dîvân-ı Hümâyûn .............Efendizâde
2 görsel
B grubuKatalog 07
Yok
Hâcegân-ı Dîvân-ı Hümâyûn’dan Erzûrumî Seyyîd Mehmed Rüşdî Efendi’nin Câriye-i hassaları Ârife Hatûn Rûhîçün el-Fâtiha Sene 1207
3 görsel
B grubuKatalog 08
Yok
Silahdâr-ı şehinşâhın kulu ya’ni Ali Ağa Olurdu dem-be-dem kalbi safâ-yı zikr ile ana ........ma tekye-i hüsn-i rızâ âramgâhgîn Erişdi emr ......…
2 görsel
B grubuKatalog 09
Yok
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
2 görsel
C grubuKatalog 01
Yok
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
2 görsel
C grubuKatalog 02
Yok
Baş ve ayak taşı bulunmayan kaide kaydı.
2 görsel
C grubuKatalog 03
Yok
Menba’-ı ihsân Hüsameddîn Ağa Ya’ni ....................................ali semân(?) Hayra sâî lûtfi câri pür kerem Eyledi bu çeşme..............…
3 görsel
C grubuKatalog 04
Yok
Nev-civânım uçdu cennet bâğına Firakı kaldı valideynîn cânına Şeyh İbrahîm Efendi’nin kaynı ........Efendi’nin kerimesi Şerîfe
2 görsel
C grubuKatalog 05
Yok
Mevcut
Asıl belge görünümü
Çalışmanın 130 sayfası, özgün tablo ve görsel düzeni korunarak gezilebilir.

Araştırmanın düz metnini aç
GİRİŞ
Türk mezar taşları kültürümüzün nesiller boyu devam ede gelmiş en önemli belgelerinden biridir. Onlar halkın duygu ve düşüncelerinin, sanat zevkinin, ekonomik ve sosyal yansımalarıdır. Türk mezar taşları bulundukları yerlerde, kitabeleri ve üzerinde bulunan süslemeleri ile adeta birer Açıkhava Müzesi gibidirler.
Mezar taşları tarih içerisinde, değişen ve gelişen sanat değerlerine bağlı olarak bir estetik değer taşımışlardır. Bu bağlamda gelişen mezar taşı geleneği geçmişten günümüze yansıyan en tarafsız sanat eserlerimizdir. Mezar taşları, kişilerin kimliklerini hangi meslek grubuna dâhil olduklarını, kimi zaman ölüm nedenlerini vb. sosyal ve iktisadi hayata dair bilgileri vermesi bakımından önem arz etmektedirler.
Osmanlı hazirelerini ele aldığımızda buraların sadece ölülerin defnedildiği mezarlıklar olmayıp, geçmiş sanatımızın bir bölümünü yansıtan tarih hazineleri olduğu görülecektir. Hazirelerimiz farklı sanatları yansıtan, birçok sanatçının emeğinin barındığı, başka vesikaları bulunmayan tarihi belge niteliğindedir. Taşlar gerek bezemesi, gerek yazısı, gerekse kıyafet tarihi gibi birçok açıdan sanat tarihi araştırmalarına konu teşkil edecek zenginliğe sahiptir. Kendilerine birer kimlik oluşturmuş, kadın şahideleri bezemesiyle, erkek şahideleri ise serpuşlarıyla dikkat çekmektedir. Bu çeşitlilik dönemin sanat zevkine göre değişim göstermiş, dolayısıyla bu durumda yeniliklerin, farklı örneklerin doğmasını sağlamıştır.
MEZARLIK KAVRAMI VE OSMANLI HAZİRELERİ
Ölüm farklı zamanlarda ve farklı kültürlerde ya hayatın doğal bir parçası olarak ya da bir tabu olarak farklı yönlerde algılanmıştır. Hiç kuskusuz, dinler ve çeşitli felsefi hareketler ölüm ve mezarlık kültürü hakkındaki korkuların ve inanışların şekillenmesinde belirgin birer rol almışlardır. Sonuç olarak, bunun algılanışındaki yöntem uygarlıkların geçmişten şimdiki zamana mezarlık kültürünü oluşturmuştur.
Tarih boyunca, insanlar Ölülerini yakmışlar, yüksek kayaların tepelerine bırakarak yırtıcı kuşlara parçalatmışlar, ağaçlar üzerine odalar yaparak dallar üzerine asmışlar, torba içine koyarak derin kuyulara sarkıtmışlar veya toprağa gömmüşlerdir (Haseki, 1977). İnsanların inançlarıyla bağlantılı olan bu uygulamanın en yaygını, bugün de geçerliliğini hala koruyan toprağa gömme yöntemidir. Ölülerin gömüldüğü yere mezar, mezarların bulunduğu alana da mezarlık denmektedir. Tarihin eski çağlarından beri mezarlık yerine, ehrem, masbata, kaya mezarları, anıt mezarları, türbe, katakomp, kurgan ve kabristan isimleri de kullanılmıştır.
İslam öncesi Türk Devletlerinde mezarlar anıt niteliğinde gösterişli, kubbeli, büyük çaplı olmasına karşın, İslamın kabulü ile mezar anlayışı kısmen değişmiştir. İslamiyet’e göre en güzel mezar "zamanla kaybolup giden mezar "dır (Enhur, 1309) görüşü, Türklerin mezar yapma geleneğini etkilemiştir. Tarih öncesi devirlere kadar uzanan mezar taşınırı kullanımı, Türklerin İslamiyeti kabul etmesinden sonra da devam etmiş ancak, figüratif elemanların kullanılmasındaki dinsel yasaklayıcı ilkeler biçimsel değişiklikleri ortaya çıkarmıştır (Müller, 1979).
Hazireler, cami, mescit, medrese, türbe, tekke vb. yapıların etrafında toplanan küçük mezar topluluklarıdır. Geçmiştekilerin bu tür yapılar etrafında defnedilmesinin farklı sebepleri vardır. Kişi banisi olduğu yapının yanına defnedilerek ahirete intikalinden sonra da gerek o yapıya gelenlerin dualarını gerekse o yapıdan istifade eden kişilerin sevabına nail olmak istemektedir. Daha sonradan bâninin ailesi, yakın akrabaları, orada görev yapanların ve mahalle sakinlerinin defnedilmesiyle hazireler oluşmaktadır.
İnsanlık tarihinin en eski kalıntıları olan mezarlıklar, konumları ve büyüklükleri ile parçası oldukları kentin fiziki mekânıyla ilgili fikir verirler. Bunun da ötesinde mezarlıkların, kentleri farklı kılan unsurlar olan kent sakinlerinin kimliklerinin ve yaşam düzenlerinin birer yansıması oldukları söylenebilir. Sanat tarihçisi Eyice mezarlıkları eski Türk kentlerinin "tapu senetleri" olarak nitelendirir ve kentlerin beşeri görüntülerinin tamamlayıcıları olduklarını belirtir. (Eyice, 1996)
Osmanlı mezarlıklarını büyük şehir mezarlıkları, hazireler ve sofalar olarak ayırabiliriz. Büyük mezarlıklar genelde şehrin dışında ve yüksek yerlerde doğup gelişen mezarlıklardır. Her ne kadar günümüzde Eyüp ve Karacaahmet gibi mezarlıklar şehrin içinde kalmış olsalar da kendi zamanı içerisinde düşündüğümüzde bu mezarlıkların surlarla çevrili ve İstanbul-i nefsi denilen kısmın dışında kaldığı anlaşılacaktır. Sofalar da büyük mezarlıkların veya hazirelerin içerisinde bulunan bir nevi aile mezarlıklarıdır.
Hazire ise bir yapı etrafında oluşan ve çevresi duvar ve pencerelerle ihata edilmiş mezarlıklara verilen isimdir (Develioğlu, 2000). Genelde şehrin içine nüfuz etmiş, hayatın içinde ve onun bir parçası olan yerlerdir. Hazireler cami, mescit, medrese, sıbyan mektebi, sebil, türbe, tekke vb. yapıların etrafında bulunmaktadır. Tanımlanan biçimiyle hazire, her bakımdan yanında konumlandığı yapı ile ilişkili bir görünüm sergiler. Yapıyı çevreleyen sınırlar içinde yer alır ki zaten hazirede gömülü olanlar da öncelikle yapıyı yaptıranlar ve yakınlarıdır. Tekke hazirelerinde ise tarikatın şeyhlerinin defnedilmesinden sonra tarikatın derviş, mürit, muhip ve ailelerinin oralarda ebedi uykularına çekilmekleri, farklı kesimlerden insanların da toplumun manevi büyükleri sayılan bu kişilere kabirde dahi olsa komşu olma isteği bu hazirelerin meydana gelmesini etkilemiştir.
Osmanlılar zamanında şahide tipleri değişik örneklerle zenginleştirilmiştir. Bu mezar taşlarının baş tarafına lahitlerde olduğu gibi ayetler, hadisler, şiirler, mezarın ait olduğu kişinin adı ve ölüm tarihi gibi bilgiler yazılmıştır. Baş taşı ayak taşlarına göre daha büyük tutulmuş ve süsleme açısından önem kazanmıştır. Ayak taşına da bazen isim ve tarihin yazıldığı görülmektedir. Ayak taşları bazen süslemesiz bırakılmış bazen de baş taşı gibi süslenmiş ve taçlandırılmıştır.
Mezar taşlarında çok çeşitli motifler, sembolik anlamlarıyla kullanılmışlardır. Örneğin, gerdanlık, broş ve küpe desenleri, gelinlik çağına varmadan ölen genç kızların çeyiz sembolü olarak özellikle 17. yüzyıldan itibaren sıkça kullanılmıştır. Mezar taşlarında kullanılan çiçek motifleri lale, gül, karanfil, hasekiküpesi, sümbül ve nergistir.
Mezarlıkların Osmanlı kent bütününde işaretlemeleri, kendilerini oluşturan temel elemanlar olan mezarlar ve özellikle ağaçlar vasıtasıyladır. Bir Müslüman mezarı, baş tarafına konan kısa bir sütundan ibaret bir taş ile tanımlanmaktadır; mezarlığı olduğu gibi mezarı da sınırlayan bir eleman bulunmamaktadır. Mezarlıklarda bir parselizasyon söz konusu olmadığından mezarlar gelişigüzel yerleştirilmiştir. Aynı gelişigüzel düzen, mezarlığı oluşturan bir diğer eleman olan ağaçlar için de söz konusudur. İslam dinine göre, Müslüman mezarlıklarının daha yeşil olması gerekmektedir. Bir hadis'e göre, Hz. Peygamber Efendimiz, iki mezar arasından geçerken o mezarda yatanların azap içinde olduklarını ve azaplarının hafiflemesi için de iki mezar arasına taze bir fidan dikmiş ve fidan dikiminin sebebi sorulduğunda yeşilliğin devam ettiği sürece onların azabının hafifleyeceğini belirtmiştir (El Tac el Cami el Usul c.v.s.43 ve Tergib c.v.s.340). Diğer bir hadiste, mezarların cennetten bir köşe veya cehennem ateşinden bir çukur olabileceğine işaret etmiştir. Bu duruma göre, Müslüman mezarlıklarının bitkilendirme bakımından daha zengin olması gerekirken durumun bunun tersine olması dikkat çekicidir.
Yücel (1975)'e göre, Türkler mezarlık alanı seçerken manzaranın güzel olduğu mekânları seçmişlerdir. Bu nedenle, İstanbul'daki mezarların kentin manzaraya hâkim tepelerinde kurulduğu ve anıtsal ağaçlarla süslenerek park niteliği taşıdığı belirlenmiştir. İstanbul mezarlıkları Elaeagnus (İğde), Acacia (Akasya), Acer (Akçaağaç) gibi ağaçların keskin kokusu ile bir mezar önünde dinlenen, sohbet eden insanlarla, koşup oynayan çocuk sesleri ve kumruların, serçelerin ötüşleri arasında serin ve huzur dolu atmosferi ile anlatılmaktadır.
Bir şehrin genel görüntüsünü mezarlıklar tamamlar. Kent içindeki açık yeşil alanların işlevini üstlenmeleri, kentsel ekosisteme ve yeşil dokuya büyük katkı sağlamaları mümkündür. Büyük mezarlıklar, sık ve düzensiz dikilmiş servi ağaçları ile birer koru biçimindedirler (Saraçoğlu) Yapılan araştırmalara göre, servilerin (Cupressus sp.) mezarlık ağacı olarak kullanılması oldukça eskilere dayanmaktadır. Serviler, Asur, Sümer, Yunan, Roma, Arabistan, Suriye vb. gibi birçok ülkede kutsal olduğuna inanılmış ve oldukça fazla kullanılmıştır. Güneş ışığını absorbe ederek serin bir mekân oluşturmaları ve kötü kokulan engellemeleri nedeni ile mezarlıklarda ibreli bitkilere daha fazla yer verilmelidir. Servilerin bakımının kolay olması, havayı değiştiren reçine kokusu, rüzgar ve dış etkenlere karşı koruyuculuk özelliği mezarlıklarda kullanımını artırmıştır. Ayrıca serviler yüksek boyları ile sonsuzluğun ve ebediliğin simgesi olarak mezarlıklarda yoğun olarak kullanılmaktadır. Aşağıda Osmanlı mezarlıklarında sıklıkla kullanılan ve kullanılması tavsiye edilen bitkilerin listesi verilmiştir.
Mezarlıklarında Kullanılan ve Kullanılması Önerilen Bitki Listesi (Güçlü, 1994).
Pinus sylvestris Cornus alba
Acer negundo Crataegus monogyna
Betula verricosa Forsythia intermedia
Elaeagnus angustifolia Ribes aureum
Fraxinus excelsior Ribes petreum
Fraxinus americana Spiraea vanhouttei
Hippophae ramnoides Rosa canina
Mal us conımunis Syringa vulgaris
Populus alba Populus nigra
Prunus cerasus Robinia pseudoacacia
Salix alba Sorbus aucuparia
Ulmus glabra
Büyük mezarlıkların, dikilen ağaçların yapısal özellikleri ile panoramik konumları birleştiğinde kent siluetinde güçlü bir algılanışları olduğu muhakkaktır. Büyük mezarlıkların kent bütününde yer alışları ve tanımlanışları kadar kullanımları da Osmanlıya özgüdür. Çoğu zaman mezarlıklar, ölülerin gömüldüğü yerler olmanın ötesinde kent halkının günlük yaşantısının birer parçasıdır.
Bir mezarlığı, düzenli ve bakımlı bir park halinde; ağaçları, çiçekleri, düzenli taşları ile korumak ve böylece şehrin sağlığına daha yararlı bir duruma getirmek imkanı varken mezarlıkların bir nevi kullanılmayan alanı ya da zoraki ziyaret edilen taş yığınları haline getirmek pek mantıklı değildir. Üstelik dini bir takım yaptırımlar inançlar sebebi ile mezarlıkların kalıcılığı ve kullanım süresi diğer yeşil alanlara oranla uzayabilir.
ŞEYH SADIK EFENDİ TEKKESİ
Üsküdar İlçesi’nde, Nuhkuyusu civarında, Pazarbaşı Mahallesi'nde, batıda Kartalbaba Caddesi, kuzeyde Boybeyi Sokağı, doğuda Köprülü Fazıl Paşa Sokağı tarafından kuşatılımış bulunan arsada yer almaktadır.
Nakşibendi tarikatından, “Hacı Dede" lakaplı Şeyh el-Hac Hüseyin Dede (ö. 1760) tarafından 1143/1730 yılında tesis edilen tekke daha ziyade, karşısında yer aldığı Alacaminare Mescidi'nin adıyla tanınmış, ayrıca “Hacı Dede, Sadık Efendi, Şeyh Sadık Efendi, Ebültevfik
İbrahim Efendi, İbrahim Efendi, Şeyh İbrahim Efendi" gibi çeşitli adlarla da anılmıştır.
II. Abdülhamid'in I. Hazinedarı tarafından 1302/1884'te yeniden inşa ettirilen Alacaminare Tekk'esi'nde, bu yıllarda beşi erkek sekizi kadın olmak üzere toplam on üç kişinin ikamet ettiği, Maliye Nezareti'nden senede 132 kuruş tahsisatı olduğu bilinmektedir. Tekkelerin kapatılmasından sonra tekke binaları harap olmuş, tevhidhane 1940'ta Vakıflar idaresi tarafından yıktırılmış, diğer bölümlerin bir kısmı ortadan kalkmış, günümüze ancak tevhidhanenin duvar izleri, bazı harap birimler, hazire, abdest teknesi ile ufak bir çeşme ulaşabilmiştir.
Sonuna kadar Nakşibendiliğe bağlı kalan Alacaminare Tekkesi 1858-1859'da Bağdatlı Şeyh Abdülfettah Efendi'nin posta geçmesiyle bu tarikatın Halidi koluna intikal etmiştir. Ayin günü Perşembe olan tekkenin meşihat listesi şöyledir: 1) Şeyh el-Hac Hüseyin Dede (ö. 1760); 2) Şeyh Mehmed Fahri Efendi (ö. 1778); 3) Erzincanlı Şeyh Mehmed Sadık Efendi (ö. 1794-1795), 4) Şeyh el- Hac İbrahim Celali Efendi (ö.1827-1828); 5) Şeyh Ali Rıza Efendi (ö. 1858-1859), 6) Bağdatlı Şeyh Abdülfettah Efendi (ö, 1864-1865); 7) Tırnovalı Şeyh İbrahim Şerif Efendi (ö. 1882); 8) Şeyh İsmail Efendi.
Alacaminare Tekkesi'nin binaları, kıble doğrultusunda uzanan, dikdörtgen planlı geniş bir arsaya dağılmış bulunmakta, çoğu ortadan kalkmış olan bu yapıların konumları, boyutları ve malzeme özellikleri 1935 tarihli Pervititch paftasından öğrenilebilmektedir. Kartalbaba Caddesi üzerinde, arsanın batı sınırında yer alan tevhidhane, kagir duvarlı, ahşap çatılı, sıradan bir mescit niteliğindedir. Kuzey yönünde kapalı bir san cemaat yeri ile donatılmıştır. Moloz taş örgülü duvarlar yer yer tuğla hatıllarla beslenmiştir. Dikdörtgen planlı harimde, caddeye bakan iki pencere ile yarım daire planlı mihrap nişinin kalıntıları hala seçilebilmektedir. Kuzey duvarındaki son cemaat yeri girişinden başka, doğu yönündeki avluya açılan bir giriş daha mevcuttur. Tevhidhanenin kuzeyinde, hemen karşısında, günümüzde mevcut olmayan iki katlı ahşap binanın, selamlık dairesi olması muhtemeldir. Söz konusu bina, cadde ve avlu yönlerinde çıkmalarIa genişletilmiş, girişi güney cephesine alınmıştır.
Arsanın doğusunda, Köprülü Fazıl Paşa Sokağı üzerinde iki tane tek katlı ahşap bina ile bunların arasında, halen harap durumda olan kulemsi kagir bir yapı göze çarpar. Duvarların alt kesimleri moloz taş ve tuğla ile, üst kesimleri bütünüyle tuğla ile örülmüş olan, zamanında tek katlı ahşap birimlerin kuşattığı bu iki katlı yapının mutfağı ve mutfakla bağlantılı bölümleri
(taamhane, kiler vb) barındırması ihtimal dâhilindedir. Duvarlarında farklı boyutlarda söveli pencereler, batı cephesinde, zemin katta, kesme taştan iki konsola oturan, tuğla örgülü bir kemerin taşıdığı, ilginç bir çıkma gözlenmektedir.
Doğudan ve batıdan iki girişle donatılmış olan arsanın kuzey kesimi hazireye tahsis edilmiş, ayrıca tevhidhanenin doğusunda da ufak bir hazire bölümü oluşmuştur. Kartalbaba Caddesi üzerindeki avlu girişinin yanında bulunan ufak çeşmenin, Osmanlı baroğu üslubunda kabartmalarla bezeli dikdörtgen ayna taşı dikkat çekicidir. Arsanın güney kesiminde, duvarları almaşık örgülü, beşik tonozlu bir su haznesinin kalıntıları, tevhidhanenin doğusunda, minyatür şadırvan niteliğinde bir abdest teknesi bululmaktadır. Yekpare küfeki taşından yontulmuş, dikdörtgen prizma biçimindeki teknenin geniş yüzlerinde, çatık kaş kemerli çerçeveler içinde birer musluk yeri bulunmakta, bu çerçevelerin üzerinde, aynı tür kemerciklerle sonuçlanan enine dikdörtgen biçiminde kartuşlar görülmektedir. Batıya bakan yüzdeki kartuşun içinde, ta 'lik hatla şu kitabe yer alır: Asitaneli Dilsizzade el- Hac Büyükfesli Mehmed Fahreddin Efendi'nin hayratıdır gurre-i Receb 1326/1908.
Pervititch paftasında, arsanın güney kesimini işgal ettiği görülen, büyük boyutlu, iki katlı ahşap konağın Alacaminare Tekkesi'nin harem dairesi olduğu anlaşılmaktadır. Diğer tekke binaları ile beraber aynı çevre duvarının kuşattığı bu konağın güneydoğu köşesinde hamam, güneybatı köşesinde de su haznesi görülmektedir. Günümüzde bu konağın yerinde birçok apartman bulunmaktadır.
Şeyh Sadık Efendi Tekkesi Haziresi
Şeyh Sadık Efendi Tekke Haziresi, Tekkenin tüm bahçesine yayılmış durumdadır. Hazire, tekke avlusunun doğu ve batı yönlerine dağılmış durumdadır.
Çalışmamızda hazirede yer alan mezar taşlarının incelenmesinde katalog oluşturulmuştur. Haziredeki mezar taşları üzerinde bulunan numaralar hem katalogda ki örnekler için hem de hazire planında bulunan mezarlar için kullanılmıştır. Çalışmanın tamamında bu katalog numaraları esas alınıp ilgili kısımlarda bu numaralara atıfta bulunulmuştur.
Hazirede toplam 52 adet mezar taşı yer almaktadır. Bu taşların dışında hazire sınırları içerisinde kırık vaziyette taşlar bulunmaktadır. Bu taşlar bulundukları bölgeye göre “A”, “B”, “C”, “D” olarak dört grupta incelenmiştir. A grubunda 9, B grubunda 9, C grubunda 5, D grubunda ise 32 adet mezar taşı görülmektedir. Hazire içerisinde katalogda yer alan toplam 107 adet mezar taşı bulunmaktadır.
F1. Baş Taşı Ön Görünüş F2. Baş Taşı Arka Görünüş
F3. Ayak Taşı Ön Görünüş F4. Ayak taşı Yan Görünüş
Ç2. 2 Nolu Baş Taşı F5. Baş Taşı Ön Görünüş
F6. Baş Taşı Arka Görünüş
F7. Ayak Taşı Yan Görünüş
F7a. Ayak Taşı Üst Görünüş
F8. Baş Taşı Ön Görünüş F9. Baş Taşı Arka Görünüş
F10. Baş Taşı Ön Görünüş
F11. Baş Taşı Arka Görünüş
Ç3. Baş Taşı Çizimi F12. Baş Taşı Ön Görünüş F13. Baş Taşı Arka Görünüş
F14. Baş Taşı Ön Görünüş F15. Baş Taşı Arka Görünüş
F16. Sanduka Kalıntısı.
Ç4. Baş Taşı Çizimi F17. Baş Taşı Ön Görünüş
F18. Baş Taşı Yan Görünüş
Ç5. Baş ve Ayak Taşı Çizimi
F19. Baş Taşı Ön Görünüş F20. Baş Taşı Arka Görünüş
Ç6. Baş Taşı Çizimi
F21. Baş Taşı Ön Görünüş F22. Baş Taşı Arka Görünüş
Ç7. Baş Taşı Çizimi Ç11. Ayak Taşı Çizimi
F23. F24. Baş Taşı ve Ayak Taşı Ön Görünüş
F41. Baş Taşı ve Ayak Taşı Arka Görünüş F42. Ayak Taşı Ön Görünüş
Ç8. Baş Taşı Çizimi
F25. Baş Taşı Ön Görünüş F26. Baş Taşı Yan Görünüş
F27. Baş Taşı Ön Görünüş
F28. Baş Taşı Sağ Görünüş
F29. Baş Sağ Yan Görünüş
F30. Baş Taşı Üst Görünüş
F31-32. 15 Nolu baş taşının ön ve arka görünüşü
Ç9. Baş Taşı Ön Görünüş
F33. Baş Taşı Ön Görünüş F34. Baş Taşı Arka Görünüş
F35 ve F36. Ön Görünüş F37. Baş Taşı Arka Görünüş
F38. Kapaklı Mezar
F39. Baş Taşı Ön Görünüş F40. Baş Taşı Arka Görünüş
Ç10. Baş Taşı Ön Görünüş
Ç7. Baş Taşı Çizimi Ç11. Ayak Taşı Çizimi
F23. F24. Baş Taşı ve Ayak Taşı Ön Görünüş
F41. Baş Taşı ve Ayak Taşı Arka Görünüş F42. Ayak Taşı Ön Görünüş
F43. Baş Taşı Ön Görünüş Ç12. Baş Taşı Ön Görünüş
F44. Baş Taşı Ön Görünüş
F45. Baş Taşı Ön Görünüş F46. Ayak Taşı Ön görünüş
F47. 21 Nolu Mezar
Ç13-14. Baş ve Ayak Taşı Ön Görünüş
F48. Baş Taşı Ön Görünüş
Ç15. Baş Taşı Ön Görünüş
Ç15A. Kaide Üst Görünüş
F48A. Kaide Üst Görünüş
F49. 23 Nolu Taş Ön görünüş Ç16. 23 Nolu Taş Ön Görünüş
F50. 24 Nolu Taş Ön Görünüş
Ç17. 24 Nolu Taş Ön Görünüş
Ç18-19: Baş ve Ayak Taşı F51. Baş ve Ayak Taşı
F52. 26 Nolu Taş
Ç20. 26 Nolu Taş Ön Görünüş
F53. 27 Nolu Mezar Taşı
Ç21. 27 Nolu Mezar Taşı Yan Görünüş
F54. 28 Nolu Mezar Taşı
Ç22. 28 Nolu Mezar Taşı Ön Görünüş
F54A. 28A Nolu Mezar Taşı
Ç22A. 28A Nolu Mezar Taşı Ön Görünüş
Ç22B. 28B Nolu Mezar Taşı F54B. 28B Nolu Mezar Taşı
Ç23. 29 Nolu Mezar Taşı
F55. 29 Nolu Mezar Taşı Ön Görünüş
F56. Baş Taşı Ön Görünüş
Ç24. 30 Nolu Mezar Taşı
F57. Baş Taşı F58. Ayak Taşı
Ç25. 31 Nolu Taş
F59. 32 Nolu Taş Ön Görünüş
Ç26. 32 Nolu Taş Ön Görünüş
F60. 33 Nolu Taş
Ç27. 33 Nolu Taş
F61. 34 Nolu Taş
Ç28. 34 Nolu Taş
F62. 35 Nolu Taş
Ç29. 35 Nolu Taş
F63. 36 Nolu Taş
Ç30. 36 Nolu Taş
F64. 37 Nolu Taş
Ç31. 37 Nolu Taş
F65. 38 Nolu Taş
Ç32. 38 Nolu Taş
F66. 39 Nolu Taş
Ç33. 39 Nolu Taş
F67. 40 Nolu Taş
Ç34. 40 Nolu Taş
F68. 41 Nolu Taş
Ç35. 41 Nolu Taş
F69. 42 Nolu Taş
Ç36. 42 Nolu Taş
F70. 43 Nolu Taş
Ç37. 43 Nolu Taş
F71. 43 Nolu Taş
Ç38-39. 44-44’ Nolu Taş, Baş ve Ayak Taşı
Ç40.-F72. 46 Nolu Taş
Ç41. 47 Nolu kaide
F72A. 47 Nolu kaide
Ç42. 48 Nolu kaide
F72B. 48 Nolu kaide
Ç43. 49 Nolu kaide
F72C. 49 Nolu kaide
A GRUBU
Ç1-F1. A-01 Nolu Taş
Ç2-F2. A-02 Nolu Taş
Ç3-F3. A-03 Nolu Taş
Ç4-F4. A-04 Nolu Taş
Ç5-F5. A-05 Nolu Taş
Ç6-F6. A-06 Nolu Taş
Ç7-F7. A-07 Nolu Taş
Ç8-F8. A-08 Nolu Taş
Ç9-F9. A-09 Nolu Taş
B GRUBU
Ç1- F1. B-01 Nolu Taş Ön Görünüş
Ç2- F2. B-02 Nolu Taş Ön Görünüş
Ç3- F3. B-03 Nolu Taş Ön Görünüş
Ç4- F4. B-04 Nolu Taş Ön Görünüş
Ç
Ç5-F5. B-05 Nolu Taş
Ç6-F6. B-06 Nolu Taş
Ç7-F7. B-07 Nolu Taş
Ç8-F8. B-08 Nolu Taş
Ç9-F9. B-09 Nolu Taş
C GRUBU
Ç1-F1. C-01 Nolu Taş
Ç2-F2. C-02 Nolu Taş
F3. C-03 Nolu Taş
Ç4-F4. C-04 Nolu Taş
Ç4-F4. C-05 Nolu Taş
DEĞERLENDİRME
Mezarlar, geçmişten günümüze kişilerin kimliğini, cinsiyetini ve konumunu bize aktarırlar. Osmanlı mezarlıklarında tercih edilen sanduka ya da toprak mezarlarda, mezarların niteliğinde farklı açılardan sürdürülmeye devam edilmiş, kişinin toplum içindeki itibarı bir anlamda ifade edilmiştir. Bununla birlikte taşların ilgi çekici yanlarından birisi de erkeklere ait şahidelerin başlıklı, kadınlara ait şahidelerin ise dönemin bezemesini yansıtan ve yıllar arasındaki değişimleri en kısa aralıklarla belgeleyen tezyinatı sunmasıdır. Bu sayede taşa bakıldığında cinsiyet fark edilebilmekte, hatta kimi zaman bezemeden hangi yüzyıl olduğu anlaşılabilmektedir.
Mezar taşlarının kitabelerinde medfun kişilerin isimlerine, akrabalarına, mesleklerine, nereli olduklarına ya da nerede yaşadıklarına, kaç yaşında ve ne sebepten öldüklerine, dua isteklerine ve daha birçok bilgiye çoğunlukla yer verilmektedir. Bunların dışında çok sık olmasa da şairlerin isimlerine rastlanmakta, hattatların imzaları görülmektedir. Aynı zamanda ebced hesabıyla tarih de düşülmektedir.
Mezar taşlarında bitkisel, geometrik, nesneli, yazı ve bir örnekte figürlü bezemeler karşımıza çıkmaktadır. Bezeme çeşitlerinin hepsinin bir arada kullanıldığı karışık örnekler olduğu gibi tek konulu örneklerde vardır.
Mezar taşlarında yer alan bitkisel bezemeler akantus, armut, ayçiçeği, boru, enginar, erik, gül, horoz ibiği, incir, kır çiçeği, kıvrık dal, kozalak, küpe, lale, mimoza, orkide, palmet, palmiye, rozet, rumi, servi, yaprak ve yıldız motifleridir. Bunlar baş taşlarında tepelikte, alınlıkta, kitabeyi çeviren kuşağın üstünde yer alan köşeliklerde, ayaktaşında tek veya karışık olarak yer almaktadır.
Burma, çarkıfelek, hilal, ışın çubuğu, inci görünümlü dairesel motif, saç örgüsü, su yolu, testere dişi, yumurta veya yumurtaya yakın biçimli motif dizisi ve yürek motifleri mezar taşlarında karşımıza çıkmaktadır. Mezar taşında kurdela, meyve kasesi, vazo ve mimari elemanların (cami, ev, türbe, revak, sütun, sütunce) tasvir edildiği nesneli kompozisyonlar göz önüne gelmektedir.
KAYNAKÇA
ASLANAPA, Oktay, Osmanlı Devri Mimarisi, İstanbul, İnklâp Kitabevi, 1985.
BARIŞTA, H. Örcün, “İstanbul-Eyüpsultan Cafer Paşa Türbesi Kazı Ve Bitkisel Bezemeli Mezar Taşları Üzerine”, Tarihi, Kültürü, Sanatıyla Eyüp Sultan Sempozyumu IV Tebliğler, İstanbul, Eyüp Sultan Belediyesi, 2000, s. 252- 277.
BAYRAK, M. Orhan, “Eski Mezar Taşları”, Tarih ve Toplum Dergisi, S. 19, İstanbul, 1985, s. 22-24.
BAYRAK, Orhan, “IV. Serpuşlar Sözlüğü”, Türbeler Sözlüğü, C 2, İstanbul, Milenyum Yayınları, Turan Kitabevi, 2002.
CANCA, Gülçin Erol, “Üsküdar Türbe ve Hazirelerinde XVIII. Yüzyıla Ait Osmanlı Kadın Mezar Taşları”, II. Üsküdar Sempozyumu Bildiriler (12-14 Mart 2004), C 2, İstanbul, 2004, s. 356-365.
ÇAL, Halit, ”İstanbul Eyüp’teki Erkek Mezar Taşlarında Başlıklar”, Tarihi, Kültürü, Sanatıyla Eyüp Sultan Sempozyumu III, İstanbul, Eyüp Sultan Belediyesi, 1998, s. 207-217.
COŞKUN, N. Yaşayan Organik Kent Bir Örnek: Üsküdar, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 2004.
EYİCE, S., "Mezarlıklar ve Hazireler", Cımetriés Et Traditions Funéraires Dans Le Monde Islamıque (İslam Dünyasında Mezarlıklar ve Defin Gelenekleri), Ankara, T.T.K. Yayınevi, 1996, s.123-134.
DAŞDEMİR, Sema, İstanbul Selimiye Camii Hazire, Marmara Üniversitesi, Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Türk Sanatı Anabilimdalı, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 2011.
DEVELİOĞLU, F., Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat, Ankara: Aydın Kitabevi, 2000.
GÜÇLÜ, K., 1994. Erzurum'da kültürel çevrenin güzelleştirilmesinde kullanılabilecek süs ağaç ve ağaççıklarının yetiştirilmesi, A.Ü. Ziraat Fak. Dergisi 25 (3), 461-469, Erzurum.
GÜVEN, Alım, XV. Yüzyıl Osmanlı Mezar Taşları (İstanbul), İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sanat Tarihi Ana Bilim Dalı Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 1995
HASEKİ, M., 1977. Plastik Açıdan Türk Mezar Taşları, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademesi Yüksek Heykel Böl. Yayın No: 61, İstanbul
İŞLİ, H. Necdet, Osmanlı Serpuşları, İstanbul, 2009.
YÜCEL, E., 1975. Üsküdar Mezarlıkları Türbeleri ve Hazineleri. TTOK., Belleten, 49 (328), İstanbul.