Tekkenin kapısının sağında, semahane olarak kullanılan mescid bulunuyordu. Mihraplı ve zahrında türbe bulunan semahâne, 1940'ta Vakıflar İdâresi'nce yıktırıldı.
Vâlide-i Atik · Nuh Kuyusu
Alaca Minare
Tekkesi
Alaca Minare. Tekke adını, karşısında duran bu minarenin mescidinden aldı. Mescid de minare de bugün mevcut değil. Arkada Atik Valide Camii görünüyor.
Fotoğrafın künyesi sokağı da söylüyor: Abdülfettah Dergâh Sokağı — adını tekkenin altıncı postnişîni Şeyh Abdülfettâh el-Akrî'den alan sokak.
Asıl fotoğraf: “R 21 — Abdülfettah Dergâh Sokak Görünüşü”, Necdet İşli Fotoğraf Arşivi; Üsküdar Sempozyumu IV, s. 390. Sağdaki görüntü aynı fotoğrafın renklendirilmiş hâlidir, ayrı bir çekim değildir.
Karşısındaki
minareden
Tekke, Vâlide-i Atik Mahallesi'nde; Kartal Baba Caddesi, Köprülü Fazıl Paşa Sokağı, Boybeyi ve Miroğlu sokaklarının çevirdiği adada bulunur. Adını, bugün mevcut olmayan karşısındaki Alaca Minare Mescidi'nden almıştır. Sâdık
Kaynaklarda “Hacı Dede Tekkesi”, “Pazar Tekkesi”, “Şeyh İbrâhim Efendi Tekkesi”, “Alaca Minare Zâviyesi” ve “Sâdık Efendi Tekkesi” adlarıyla da geçer. İslâm
Adların sebebi bellidir: kurucusu ve ilk şeyhi Hacı Dede olduğu için Hacı Dede Tekkesi; Muhammed Sâdık Erzincânî göreve gelince Şeyh Sâdık Efendi Tekkesi; hemen karşısında Alaca Minare Mescidi bulunduğu için de Alaca Minare Tekkesi denilmiştir. Pazar Dergâhı adı ise devrân gününden gelir: dergâhın devrânı ilk zamanlarda pazar günü yapılırdı, Sâdık Efendi zamanında perşembeye alınmıştır. Alaca
Bütün bu adlar dışarıdan verilmiştir. Sâdık Efendi'nin kendi devrinde tekke “Dârü'l-Emân” — emniyet yurdu — diye anılıyordu. Pîr kendi nutkunda “Menba'-ı feyz oldu çün bu tekyemiz dârü'l-emân” der; vefatında başucunda bulunan müridi Re'fet Efendi de onu “Alaca Minâre karşısında kendü vakf etmesine bâdî tekye-i Dârü'l-Emânda medfûn” diye kaydeder. Türbesindeki tarih manzumesi de aynı kelimeyle biter: “Saâdetle azîzim vâsıl-ı dârü'l-emân oldu.” Muhammed
Restorasyon projesini hazırlayan mimar İsmail Büyükseçkin, tekkeden geriye yalnız mezarlık arsası, tevhidhânenin üç duvarı ve mihrabı kaldığını yazar. Restitüsyon, eldeki eski fotoğraflara dayandırılmış; bu resimler tekkenin 1302/1885 ihyâsından sonraki hâlini gösteriyor ve Pervititch paftalarıyla çakışıyor. Esas kapı Kartal Baba Caddesi tarafındaydı. Üsküdar
İnsan ve İrfan Vakfı kaydı 1120 / 1708 der. Hüseyin Vassaf, Hacı Hüseyin Dede'nin kırk yıl kadar seccâde-nişîn oluşundan hareketle 1140 / 1727-28'i çıkarır. Kültür varlığı envanter fişi ile aile notları ise 1730 verir. Üçü de burada gösterilmiştir.
Dergâhın bölümleri
Pîr-i Sânî ve önceki şeyhlerin medfun bulunduğu bölüm. Tekkenin âsitâne sayılmasının sebebi burasıdır.
Şeyhlerin yanı sıra imam, derviş ve paşa gibi muhtelif mesleklerden kişilerin kabirleri. Kısmen kabristan olan bahçeyle birlikte.
Şeyh evinin altındaki 1206/1791 tarihli Hüsameddin Ağa — Baş Şahinci — çeşmesi.
1326/1908 tarihli, Dilsizzâde el-Hac Mehmed Fahreddîn Efendi'nin hayratı olan dikdörtgen şadırvan.
Aşhane, müştemilât binası, su haznesi, tulumbalı kuyu ve küçük bir hamam.
Kartal Baba Caddesi tarafındaki kapının solunda, ahşap cumbalı. Tekke, tevhidhânenin yer aldığı büyük ahşap yapı ile aynı parseldeki iki katlı ahşap meşrûtadan meydana geliyordu; dışarıdan tipik bir ahşap ev görünümündeydi. Üsküdar
Hayrat sicil kaydı ayrıntılıdır: fevkânî üç oda iki sofa ve bir helâ; tahtânî bir sofa, kömürlük, odunluk ve harem dairesi; ayrıca fevkânî iki oda bir sofalı ikinci bir harem dairesi, tahtânî iki oda bir sofa, iki göz helâ ve bir selâmlık dairesi. Dersaâdet
Bir su haznesi, bir tulumbalı kuyu, bir şadırvan ve ikinci bir kuyu. Kısmen kabristan olan bahçeyle birlikte. Dersaâdet
Üç asrın kaydı
-
11201708
Tekkenin binâsı
Şeyh Hacı Hüseyin Dede — “Hacı Dede” — Vâlide-i Atik'te dergâhı kurar; Nakşibendiyye'nin Kâsâniyye kolundandır. Sâdık Üç ayrı tarih dolaşır: 1120/1708 (vakıf neşri ve 1918'de tekkenin kendi postnişîni Şeyh İsmâil Hakkı'nın resmî beyanı), 1140/1728 (Vassaf'ın çıkarımı ve akademik tez), 1143/1730 (Tanman, envanter kaydı, aile notu). Birinci elden olanı, tekkenin şeyhinin kendi imzasını taşıyan 1120'dir.
-
11361723
Pîrin doğumu
Muhammed Sâdık, Erzincan'da müftü ailesinden dünyaya gelir. Sefîne-i
-
11731759
Bânînin vefatı
Hacı Hüseyin Dede 1 Rebîülevvel Cuma günü vefat eder; seksen üç halife yetiştirmiştir, kırktan fazlası Karacaahmed'de medfundur. Sefîne-i
-
11931779
İstanbul'a geliş
Sâdık Efendi ailesiyle Erzurum'dan İstanbul'a gelir; bir müddet Sinan Paşa Medresesi'nde Farsça okutur. İslâm
-
11951780
Meşîhat
Meşîhat makamı boş olan Alaca Minare Tekkesi'ne şeyh olarak tayin edilir. Tekke, onun postnişînliğiyle Zenbûriyye'nin âsitânesi sayılır. Sâdık Vassaf, Terbiyenâme'ye dayanarak meşîhatin 1196/1782'de, altmış yaşındayken başladığını söyler.
-
12001785
İlk onarım
Şeyh Kâmil Seyyid Mustafa bin es-Seyyid Ali Efendi eliyle tamir görür. Sâdık
-
11991784
İstanbul tekkeleri sayılır
I. Abdülhamid, 1 Muharrem 1199'da İstanbul'daki tekkelerin sayımını emreder — her Muharrem tarikat erbabına atiyye dağıtıldığı için. Sayımda 203 tekke ve zâviye tespit edilir; tekkemiz “Akyapıda Hacı Dede Tekyesinde Şeyh Sadık Efendi Tekyesi” adıyla kaydedilir. İstanbul'daki
-
12021787
Tekke pîrin adıyla kaydedilir
Hatt-ı hümâyunla, Hacı Dede tekkesindeki meşîhat resmî kayıtlara “Şeyh Sâdık Efendi tekyesi” adıyla geçer; pîr o sırada postnişîndir. İstanbul'daki
-
12061791
Hüsameddin Ağa Çeşmesi
III. Selim'in ser-şahincisi Hüsameddin Ağa, şeyh evinin altına çeşmeyi yaptırır. Sâdık
-
12091794
Pîrin vefatı
Rebîülâhir ayında, tan yeri ağarırken vefat eder ve kendi vakf u binâsı olan tekkenin türbesine defnedilir. Tarihi, o an başucunda bulunan müridi Erzurumlu Mehmed Re'fet Efendi kaydetmiştir. Muhammed Türbedeki levhada yazılı tarih manzumesi ise ebced hesabıyla 1210/1795 verir; İnsan ve İrfan Vakfı neşri bu tarihi ve yetmiş dört yaşı esas alır.
-
12611845
Hâlidiyye'ye geçiş
Tırnavalı İsmail Efendi'nin tekkedeki Hâlidiyye ile tanıştığı yıl. Şeyh Abdülfettâh el-Akrî bu kolun başıdır; tekkede Trablusşam müftüsü Hâlidî şeyhi Ahmed el-Ervâdî de bulunmaktadır. Hazire
-
13021884
Abdülhamid onarımı
Sultan II. Abdülhamid döneminde tuğralı kitâbesiyle yenilenir; kitâbe metni Hazînedar Sâbit Efendi'nindir. Sâdık
-
13261908
Şadırvan
Âsitâneli Dilsizzâde el-Hac Mehmed Fahreddîn Efendi'nin hayratı olan dikdörtgen şadırvan avluya konur. Sâdık
-
—1915
Yüzbaşı İshak Bey'in evi
Son postnişîn Şeyh İsmâil Efendi'nin damadı Yüzbaşı İshak Bey, I. Dünya Harbi sırasında Köprülü Fazıl Paşa Sokağı tarafındaki iki katlı evi yaptırır. Kendisi Çanakkale'de şehid olmuştur. Yüzyıllar
-
—1923
Kabir hâlâ ziyaretgâh
Muhammed Nusret'in Tarihçe-i Erzurum'u bu yıl basılır ve pîrin kabrinin “bugün ziyaretgâh olduğunu” kaydeder — kabir 20. yüzyıl başlarına kadar ziyaret edilmektedir. Muhammed
-
13441925
Kapanış
Tekke ve zâviyelerin kapatılması kanunuyla dergâh mühürlenir. Son postnişîn Şeyh İsmail Hakkı Efendi'nin torunu, içindeki değerli eşyanın Vakıflarca alınıp götürüldüğünü ve dedesinin tekkeye gömülmesine izin verilmeyip Karacaahmed'e defnedildiğini yazar. Aile
-
—1939
Türbe ve sandukaların yok edilmesi
Türbe ve tekke 1939'a kadar ayaktaydı. Bu tarihten sonra tekkenin bütün bölümleri ve sandukalar yıkılıp yok edildi. Geriye yalnız çevrili bir bahçe kaldı; içinde çok sayıda kabir var, fakat taşları söküldüğü için çoğunun kime ait olduğu tespit edilemiyor. Muhammed Vakıf neşri yıkımı 1940'a ve yalnız tevhidhâneye bağlar; tez bütün bölümlerin yok edildiğini söyler.
-
—1987
Bânînin şâhidesi kaybolur
Hacı Hüseyin Dede'nin şâhidesi 1987 Şubatında yok olur. Tekke harap düşünce mescit duvarından alınıp dış duvara yerleştirilmişti. Yüzyıllar
-
—1990
İshak Bey'in evi yıktırılır
Yüzbaşı İshak Bey'in yaptırdığı iki katlı ev, Ramazan Bayramı'nın birinci günü belediyece — Haskan'ın ifadesiyle “hiç gereği yokken” — yıktırılır. Yüzyıllar
-
13261908
Abdest teknesi
Dergâhın bahçesindeki yekpâre küfeki taşından yontulmuş abdest su teknesi, İstanbullu Dilsizzâde Hacı Büyük Fesli Mehmed Fahreddin Efendi'nin hayrâtıdır. Alaca
-
14362015
Restorasyon
Üsküdar Belediyesi tarafından restore edilir ve eğitim, kültür ve sosyal faaliyetler için İnsan ve İrfan Vakfı'na tahsis edilir. Sâdık
Son postnişînin
torunundan
Şeyh İsmail Hakkı Efendi'nin torunu Bedrettin Özer'in el yazısı notları — arşivde asılları mevcuttur. Aile
“Cumhuriyet ilânından sonra tekke ve zâviyelerin kaldırılması kanunu gereğince bizim tekkede kapatılıp mühür altına alındı. Ve sonradan yıktırılarak içindeki değerli eşyalar Vakıflarca alınıp götürüldü.”
Tez yazarı tekkenin yerini bulmak için Üsküdar'a gitmiş ve arsadaki derme çatma evde oturan Hakkı Şinasi Özer'le görüşmüş; kendisi Şeyh İsmâil Efendi'nin torunu olduğunu söylemiştir. Tekkenin 1939'a kadar ayakta olduğu bilgisi bu şahsın ifadesine dayanır. Bedrettin Özer'in el yazısı notunda geçen “kardeşimiz Şinasi Özer” de odur — iki tanıklık aynı aileden gelmektedir. Muhammed
Aynı notta, dedesinin vefatında tekkeye defnine izin verilmediği ve Karacaahmed Mezarlığı'na defnedildiği; alt ve orta bahçede ulemâ zevatın kabir ve taşlarıyla tekke içindeki kabirlerin sandukalarının bulunduğu; bunlar arasında “Sâdık Baba” ve “Tezveren Dede” lakaplı kimselerin yattığı kaydedilir.
Tekkeden hariç üç bahçe sayılan yerde cadde kenarında ahşap iki katlı bir ev, arka sokakta ikinci bir ahşap ev, Köprülü Fazıl Paşa Sokağı tarafında horasandan bir yapı ve hamamlık bulunduğu; ailenin bu yapılarda doğup büyüdüğü anlatılır.